PERİODONTAL HASTALIK NEDİR?

«Periodontal» sözcüğünden, dişin etrafındaki dokulara ait anlamı çıkar. Yani, bu dokular: Diş eti, alveol kemiği (çene kemiğinin diş köklerinin etrafındaki kısmı), periodontal aralık (diş ile alveol kemiğini birbirine bağlayan ipliklerin bulunduğu doku), sement (dişin kök yüzeyini örten kısmı), Dişler periodontal aralıktaki bağ dokusu fibrilleri ile çene kemiğine diş boşluğunda asılı durmaktadırlar. Böylece, çiğneme basıncı bu fibril vasıtası ile çene kemiğine nakledilir. Bir düşünecek olursak; her hangi bir şeyi ısırmak için diş vasıtası ile bu ipliklere oldukça fazla bir yük bindirilmektedir. Tabii ki dişler ve etrafındaki dokular böyle etkilerin altında bütün bir yaşam boyu kalmaktadırlar. Çoğunlukla çiğneme ve ısırmadaki bu normal mekanik yükler veya gelişim esnasında ortaya çıkan anomaliler vücudun normal denge mekanizması sayesinde giderilebilir. Fakat kuvvetin aşırı olduğu durumlarda veya en önemlisi ağız bakımının ihmali halinde dişin etrafındaki dokular hastalık hadisesini yaratabilirler işte o zaman, periodontal hastalık, yani diş etrafındaki dokuların hastalığı söz konusudur.
Bir zamanlar vücuttaki bütün hastalıkların nedeninin diş hastalıkları olduğu ileri sürülmüş ve bu nedenle pek çok diş gereksiz yere çekilmiştir. Şurası unutulmamalıdır ki, bugün pek çok hastalıkların kökeni yine dişlerin köklerindeki veya etrafındaki hastalıklar olmaktadır. Fakat ne yazık ki hastalığın nedenini ararken doktorların ve hastaların en son dişler aklına gelmektedir. Bunun için ağız hijyeninin esasları iyi bilinmeli, insan kendi dişlerini protezle değiştirmemek için büyük gayret sarf etmeli ve hastalığın erken belirtilerini bilerek ona göre hareket etmelidir.

PERİODONTAL HASTALIĞIN ORTAYA ÇIKIŞ ŞEKİLLERİ

PERİODONTAL HASTALIKLARIN SEBEPLERİ
PERİODONTAL HASTALIKLAR

Periodontal hastalıklar çeşitli görünümlerde ortaya çıkabilirler. Genellikle, bunları şu üç grupta özetleyebiliriz :
1) İltihaplı hastalıklar,
2) İltihapsız hastalıklar,
3) Karışık şekildeki hastalıklar.

1) İltihaplı periodontal hastalık ya yüzeysel ya derin olarak ortaya çıkar. Yüzeysel hastalıkta sadece dişeti iltihaplıdır. Biz buna «gingivitis» deriz, yan dişeti iltihabı ismini veririz. Gingivitisdeki özellik
hiperemi (damarların genişlemesi ile rengin kırmızıya doğru değişimi), dokuda gevşeklik ve dişetlerinde görülen kanamadır. Diş etinde görülen bu iltihap her hangi bir tedavi yapılmaz ise senelerce kalabilir veya daha derin dokulara geçerek derin periodontal hastalıklar ortaya çıkar. Kısaca yüzeysel periodontal hastalık ile derin olanını ayırt etmek için yüzeysel olanında alveol kemiklerinde erimenin olmadığını, derin olanında ise bu erimenin mevcut olduğunu söyleyebiliriz.
Şurası akıldan çıkarılmamalıdır ki kemik erimesinin henüz olmadığı periodontal hastalık vakalarını iyileştirmek daha kolaydır. Derin periodontal hastalıklarda kemik erimesi ile birlikte dişlerde sallanma, kötü bir ağız tadı, fena bir ağız kokusu, dişetine parmakla basınca cerahatli bir sıvının akışı, dişler etrafındaki dokuda gevşeme, dişlerde öne doğru fırlama, aralanma gibi yer değiştirmeler vardır. Böylece derin periodontal hastalığın ileri safhalarında tedavi imkansız olabilir.

2) İltihapsız periodontal hastalıklarda diş etinde iltihap görülmez; fakat gevşeklik ve renk değişikliği olabilir; kanama yoktur; köklerin etrafındaki kemik kaybından dolayı diş eti çekilmiştir ve dişin boyun kısmı açığa çıkar. Hastalar dişlerinin uzadığını hissederler. Sıcak, soğuk yiyecek ve içecekler dişlerin açığa çıkmış kök kısımlarında duyarlık meydana getirirler. Hastalık bu durumda çok uzun süre devam edebilir. Bu kadar uzun sürmesinin nedeni iltihabın olmayışıdır ve diş kaybı da seneler sonra söz konusu olabilir.
3) Karışık Şekil: Genellikle, yaşlılarda ortaya çıkan bu tip hastalıkta dişlerin etrafındaki dokularda kemik erimesi ve diş eti çekilmesi ile beraber olan soysuzlaşma hadisesine iltihap ta eklenerek dişlerin kaybı kaçınılmaz olur.

Bu yukarıdaki şekillerden hangisi olursa olsun periodontal hastalığın seyir şekli ve oluş süresi her şahsa göre değişiktir. Fakat bu hastalıkların şahıslar ve diş hekimleri tarafından tanınması erken tedavi için önemlidir. Zamanında müdahale edilip tedavi edilmezse, hepsinde de sonuçta diş kaybı söz konusudur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here